Eğitim / Makale

Çocuklar için başlıca çevrimiçi riskleri biliyor musunuz? Peki çocuklarınız biliyor mu?

Ebeveynlerin en büyük kaygısı çocuklarını güvende tutmaktır. Ancak teknoloji yayıldıkça internetteki potansiyel tehlikelerin nerede gizlendiğini tespit etmek zorlaşabilir. Avrupa Birliği'nin fon sağladığı bir araştırmadan elde edilen istatistikler, çocukların çevrimiçi ortamda en sık karşılaştıkları sorunlara ışık tutuyor.

11 ila 16 yaş arasındaki çocuklar hakkındaki en büyük endişe, daha önce yüz yüze tanışmadıkları insanlar ile iletişim kurmaları. 2014 yılında yedi Avrupa ülkesinde yapılan anket, neredeyse her üç çocuktan birinin (%29) böyle bir durum yaşamış olduğunu gösteriyor.

Nefret söylemi ve cinsel içerikli görüntüler görmek, aynı ankete göre ikinci büyük riski oluşturuyor. 2014 yılında beş çocuktan birinin (%20) bunların her biriyle, yani uygunsuz içerikler ve insanların belli bir gruba veya kişilere yönelik nefret mesajları yayınladıkları web siteleri ile karşılaştığı raporlandı.

2010 yılında 25 ülkede yapılan önceki bir anket ile kıyaslandığında, bu rakamların her iki örnekte de artış gösterdiği görülmektedir. Nefret söylemi örnekleri %7 artarken çevrimiçi cinsel içerikli görüntüler ile karşılaşma ise %2 oranında artış gösterdi.

Bu istatistik aynı zamanda siber zorbalığın 2010'da %8 iken 2014'te %12'ye çıkarak artış gösterdiğini de belirtiyor. Bu, kabaca sekiz çocuktan birinin çevrimiçi ortamlarda akranları tarafından bir tür psikolojik baskıya maruz bırakıldığı anlamına geliyor.

2014'te rastlanan diğer riskler ise şu şekilde: Aynı yaş grubunda olan her on katılımcıdan en az biri cinsel içerikli mesajlar alıyor (%12), çevrimiçi ortamda tanıştığı kişilerle dışarıda görüşüyor (%13) ve insanların yeme bozukluklarını teşvik ettikleri (%13), uyuşturucu kullanmak ile ilgili konuştukları veya deneyimlerini paylaştıkları (%10) ya da kendilerine fiziksel olarak zarar vermenin yollarını tartıştıkları (%11) web sitelerini görüyor.

Çevrimiçi problemlerin listesi uzun olsa da 2014'teki ankete katılan çocukların sadece %17'si internette buldukları bir şeyin onları rahatsız ettiğini veya üzdüğünü rapor ederken kızların (%21) erkeklere (%14) göre daha hassas olduğu keşfedildi. 2010 ile kıyaslandığında toplam rakam %4 oranında arttı.

AB araştırmasına göre 11 ile 16 yaş arasındaki çocuklar, internette veya sosyal ağlarda mevcut risklerden kendilerini korumak için farklı stratejiler geliştiriyorlar.

Öncelikle, hepsi koruyucu yazılım yüklemek veya profil ayarlarını değiştirmek gibi etkili eylemleri tercih ediyor. Ancak bu, belli bir seviyede teknik beceri gerektiriyor ve araştırmaya katılan çocukların hepsi bu beceri seviyesinde değil.

Çocuklar tarafından benimsenen bir diğer strateji de öz denetim, yani gençler sosyal medya profillerinde veya diğer çevrimiçi hesaplarında hassas bilgiler paylaşmıyorlar. Aynı zamanda mahrem bilgileri paylaşmaktan ve kişisel olarak tanımadıkları kişiler ile iletişime geçmekten kaçınıyorlar.

Geniş çapta kullanılan bir diğer strateji de hizmetlerden, uygulamalardan ve platformlardan davranışsal olarak kaçınmak. Eğer bir çocuğun sosyal ağlarda bir profili yoksa veya bir uygulama yüklemiyorsa bu potansiyel risklere maruz kalma ihtimali de düşüyor. Nispeten daha az katı olan tutum ise bilinmeyen kullanıcılardan gelen arkadaşlık isteklerini kabul etmemek veya bu kişilerin iletişim kurma girişimlerini görmezden gelmek gibi sadece belirli eylemlerden kaçınmak.

Yine de tüm bu eylemlerin gereksiz veya etkisiz olduğunu düşünen çocuklar da var. Böyle durumlarda ebeveynlerin konuşarak, tavsiye ve rehberlik vererek ve ebeveyn kontrolü gibi teknik araçların nasıl kullanılacağını göstererek ya da bu iki yöntemi dengeli bir şekilde uygulayarak çocuklar üzerinde en çok etki sahibi olan kişiler arasında olmaları gerekiyor.


Bu makaleyi paylaşın

Çocuk dostu uygulamamızla
çocuklarınızı İnternet'te koruyun.

Benzer makaleler